mersin escort
Advert sex video sex video sex video
Advert

Çiğdem Bora: Türk kadınını Almanya’da en iyi şekilde temsil edip, tanıtmanın gururunu yaşıyorum.

Yazdığı yazılar ile ilgi odağı olan Çiğdem BORA, dergilerin yayınlarında vatanserliliği ve Avrupa’daki gurbetçilerimizin sorunlarına açıklık getirmiştir. Almanya ve Türkiye bağlantılı siyaset, sanat dünyasında da oldukça desteklenmektedir. Avrupa ve Türkiye arasındaki köprüyü daha güzel yerlere taşımak için elinden geleni yapmaktadır.

Çiğdem Bora: Türk kadınını Almanya’da en iyi şekilde temsil edip, tanıtmanın gururunu yaşıyorum.
Çiğdem Bora: Türk kadınını Almanya’da en iyi şekilde temsil edip, tanıtmanın gururunu yaşıyorum. Admin
Advert

24 yıldan bu yana Almanya’da yaşayan Çiğdem BORA bir çok faaliyetler ve çalışmalarda bulunmuştur. 1978 yılında Kars-Sarıkamış’ta doğdu. 2 yaşından itibaren Edirne şehrinde ikamet edip lise öğrenimini Edirne’de bitirdi. Lise eğitimini bitirdikten sonra Almanya’ya yerleşti. Medyanın içerisinde uzun yıllar emekleri ile çalışmalarını yürütmüştür. Türk ve Alman dostluğu adına konferanslar düzenleyerek iki kültür tanıtımlarında bulunmuştur. 2009 yılından bu yana Avrupalı Bayan Dergisi Avrupalı Sport ve Avrupalı Bayan Gazetesi‘nin imtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliğini yaparak yazdığı editör yazıları ile okuyucularının gönlüne taht etmiştir. Evli ve iki kız annesi olmasından dolayı Almanya’da da olan Türk gençleri adına bir çok projelerde yer alıp medya olarak desteklemiştir. NEDEN AVRUPALI BAYAN İSMİ?

12 yıl önce Avrupalı Bayan dedim ben. Kibar, nazik ve naif bir kelime. Türkiye’de bir moda çıkmış, bayan kelimesi cinsiyet ayrımcılığını çağrıştırıyormuş. Ben bir kadın olarak, bayan olarak, Avrupalı Bayan ismini değerli gördüğüm için Türkiye ve Avrupa’da patentlerini de aldım.Yaptığım işle kendi ismimi değil, Türk kadını ve Türk bayanı olarak Avrupa’da en iyi şekilde temsil edip, tanıtmanın gururunu yaşıyorum.12 yıl önce böyle bir şey yoktu. Her yıl bir kelime farklı yerlere moda yapılıyor. Alman dilinde de bayan diye hitap ediliyor. Alman halkına Avrupalı Bayan tercümesini Almanca olarak söylediğimde, çok güçlü bir isim dediler. Bayanların gücünü söylemekten de geri kalmıyorlar. 

MARKUS SANA TEŞEKKÜR EDESİM GELDİ.

Avrupalı Bayan Dergisi’nin çıkışını Markus’a borçluyum. Burada güzel bir hikaye söyleyemeyeceğim. Almanya’ya geldiğim ilk yıllardı. 20 yıl öncesinden bahsediyorum.Türk olduğum için yabancı düşmanlığı ile karşılaştım. Bir kelimesi ile çok incinmiştim. Sonrasında bir karar aldım. Türkler’in modern yüzünü herkese göstereceğim mantığı ve hırsı, alt yapı ve donanım ile ilk dergimi yanlız başıma çıkardım. Çıkardığım yayınlar ile Avrupa ve Türk insanını daha yakından tanıtmış oldum. Bir öfke ile 12 yılı tamamlamış oldum. Şimdi geriye baktığımda beni buralara kadar taşıdığı için Markus’a teşekkür ediyorum. İyi ki incinmişim. Ona olan sinirim, insanlara güzel şeyler vermeme vesile oldu. Her milletten her ırktan malesef kötüler hep var malesef. Her insan da böyle değil. Çok saygı duyduğum Alman arkadaşlarım da var. Çok naifler…     •Medya sektöründe ne gibi zorluklarla mücadele ettiniz?  

KIRGINLIĞIM VAR SADECE…  

-Medya sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni sıfatımı bir kenara bırakıp öncelikle aşırı bir vatanseverim. Kendi ülkem için çok gözü kara davrandım. Yaptığım iş ile o kadar göze batmışım ki, benimle uğraşanlar oldu tabii ki. Avrupa insanının her zaman takdirini gördüm. Kendi vatanımın içinden çıkan vatan hainleri tarafından da çalışanlarım zor zamanlar yaşadı. Sayın Erdoğan ve Sayın Merkel haberini dergide yer verdim. İki ülke arasındaki gelişen önemli bir haberdi. İki değerli başkanının haberini gururla yayınladım, çünkü iki ülke arasındaki dostluk haberine dünya şahit oldu. Bu haber bütün gazetelerde de yer aldı. Avrupa’da dikkat çekmişim ki Gülen paraleli beni buldu. Darbe öncesi 7 ay evvelinden benimle uğraşmaları başladı. Atv’de Fuat Uygur’un programına davet edildiğimde ispatlanmış oldu. Hani nasıl desem, darbe sonrası başıma şu geldi bu geldi diye televizyonlarda boy gösterisi yapmadım. Nedeni ise o kadar şehit verdik ki, saygımdan görsel medyayı bu konuyla meşgul etmek istemedim. Darbe öncesi işimde bir çok engeller yaşattılar. Avrupa’nın ortasında iki ülke kültürünü ve gerçek haberleri tanıtırken, ilgi çekerken yanımda kimseyi göremedim. Kırgınlığım var sadece.   

HAYATA DAİR… 

 Çok derin bir soru. Hayat bazen insana güzel davranmıyor. Hayat herkese güzel davrandı mı ki bize güzel davransın. Tabiiki inişli çıkışlı zamanlar oldu herkes gibi. Sabır ve tevekkül insanın en güzel ilacı. Eğer iyi niyetli iseniz, hayatınızda yalan dolan yoksa yüreğiniz temiz ise Allah mucizelerini mükafat olarak size sunuyor. Maleselef insanların planları işlemiyor. Allah’ın planı devreye giriyor. Hayatımda  artık plan yapmıyorum.

  •Hiç unutamadığınız anınız var mı?

-Alman makamlar ile iletişime geçip elimden geleni yaptım. Olmaz mı? Bir çok unutamadığım anım var. Biri var ki ömrüm boyunca o annenin feryadını unutamam.Bir okuyucum aradı beni. Çiğdem hanım yazılarınızı yakından takip ediyorum gerçekleri yazıyorsunuz ve sizin samimiyetinize inanıyorum dedi. Çok övgüler yağdırdı kendisi.Tabii ki insanlara bir şeyler vermenin mutluluğunu yaşattı bana o an. Fakat çoçuğu ile sorununu anlatınca sadece yutkundum. Sessiz kaldım ama gözlerimdeki yaşlar sel oldu. Çocuğu uyuşturucu alıyormuş. Bir annenin feryadıydı. Göz yaşları içerisinde benden yardım istedi. „Çiğdem hanım ne olur yardım edin başka annelerde ağlamasın. Uyuşturucu konusunu çıkacak sayınızda editörünüzde yazın lütfen! Yazdıklarınızı insanlar dikkate alıyor“ dedi. Alman makamlar ile iletişime geçip elimden geleni yaptım. Telefon konuşmamız iki saat sürmüştü.Ben de bir anne olduğum için kendimi o bayanın yerine koydum. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Bu anımı hiç unutamam. Günlerce etkisinde kaldım.